tıngırdasın

Loading...

hell*o

bişilerkaralamakbelkidebişileraklamakiçinburadayımbenhoşgeldimsizdehoşgeldiysenizbuyrunhoşgelmediysenizdağılınhüleynneişinizvarburda

30 Temmuz 2012 Pazartesi

devrim

bugünden itibaren tembel olmamaya çalışacağıma söz veriyorum.
daha yaratıcı olucam, daha öğrenmeye hevesli olucam, kendime daha fazla vakit ayırıcam, birşeyler üretmeye, birşeyleri güzelleştirmeye çalışıcam.bunu da burda yazıyorum. ve meydana getirdiğim güzellikleri de burada paylaşıcam ki sizler de sözümü tutmuş olduğuma şahit olacaksınız. bekleyin geliyorum:)

27 Temmuz 2012 Cuma

adam

günlerden cuma. saatlerden 5. evet sabahın 5i. yerlerden balkon.
balkonda eniştemin hazırladığı köşede oturuyorum. hava aydınlanmış.
kargalar bi o çatıya uçuyor, bi bu çatıya.
gözlerim ağlamaktan şişmiş.
beynim düşümekten bitap düşmüş.
evet biraz da gözlerim yanıyor. birkaç küçük kuş ötmeye başlamış dut ağacının dallarında.
ben yine hayatı sevmeye başlamışım.
rüzgar esiyor.deniz bulanık ve dalgalı.
yağmur yağacak gibi.
sanki bir daha güneş hiç ısıtmayacak gibi.
sen beni bir daha, bir daha ve defalarca bırakacakmışsın gibi.
en çok böyle zamanlarda annemi özlüyorm.
içine hiçbir kötülük bulaşmadan sevebildiğim tek insan.
beni bu dünyaya güç bela getirip, ne yaparsam yapayım sevebilecek tek insan.
sevgiyle olmuyorsa eğer, biz neden annemle yıllarca ayrılmadık birbirlerini silen o kadar anne-çocuk örneği varken? neyse.. işte böyle zamanlarda özlüyorum onu.kendimi unuttuğumda bana kendimi hatırlatan tek şey o belki de.
................
heşeyi sevdim şu hayatta.  şu ana  kadar sevgiyle geldim. hayatımdaki bütün olmusuz şeylere sevgiyle cevap verdim.hiç zararını gördüğümü hatırlamıyorum.
kuşları duyuyorum.
denizin kıyıda patlayışını duyuyorum.
çok uzaktaki bir evin çatısından havalanan karganın kanat seslerini duyuyorum.
yaprakların seslerini duyuyorum.
seni duyuyorum.
nefesin ürpertiyor.
seni duyuyorum. seni deniz kadar hırçın seviyorum.
seni su kadar inatçı seviyorum.
seni ağaç kadar köklü seviyorum.
seni sarmaşık kadar arsız seviyorum.
seni yeni doğmuş bir bebek gibi  saf seviyorum.
seni renkler kadar net seviyorum.
seni bir sinek kadar rahatsız seviyorum.
seni bir yaşlı kadar olgun seviyorum.
seni şımarık bir çocuk kadar anlık seviyorum.
seni hiç ölmeyecekmişiz gibi sonsuz seviyorum.
senin baba olacağın o ilk an'ı seviyorum.
senin kocam olacağın her an'ı seviyorum.
beni öptüğün kadar ürkerek seviyorum.
seni öptüğüm kadar huzurla seviyorum.
ve sen bana gelmiş sevmek yetmiyormuş diyorsun.
söylesene böylesine bi sevginin senin için, sırf seni sevmeye devam edebilmek için yapamayacağı birşey olabilr mi?
......................
ben hep yetinmeyi bilen bi çocuk oldum.
öyle bir genç kız oldum.
biz ekmek almak için evdeki tüm bozuklukları çıkarırken de mutlu olmayı bildik, gülmeyi bildik.
yine yetinmeyi bilen bi insanım. ama bana verdiğin sevgiyle yetinemem.dahasını isterim.
bak hava hiç açmayacak gibi deiştim. şimdi bulutların aralandığını görüyorum.
hayattaki uyumun aynısını ikimizin arasında hissetmek istiyorum.
BİR olmak istiyorum.
sosyal baskılardan kurtulmuş, özgür(nefes alabilen), sağlam, samimi, tamamen art niyetsiz, tamamen içli dışlı,sonuna kadar aşka bulanmış, dingin, duru, taze bir birliktelik istiyorum.o ne demiş bu ne demiş, o şöyle düşünür bu böyle düşünürleri bi kenara bırakarak yaşayalım istiyorum. bahsettiğim şeyler çok uçuk şeyler değil. sen bana bırak kendini, ben de sana.. söylediklerimizden art niyet aramadan yaşayalım.
neyse burası soğuk olmaya  başladı. saat de 6 oldu. şu an sana bunları yazdığım 1 saatlik zaman dilimi içinde hayatta olduğum için mutluyum. seni sevdiğim için mutluyum.
ve sana cennetten başka verecek bir şeyim yok ruhumu gördüğünde..

26 Temmuz 2012 Perşembe

bir böcek yerdeki eski kilimin kıvrılmış olup da yarattığı kuyuya göz ucuyla baktı.
sanıyordum ki biraz serinlemek için oraya girecek.
karanlıktan korkmuş olacak ki hızla yürümeye devam etti. 
köşede gölgelik bi alan vardı.
koca koca heykeller.
devasa bir mezar taşı.
ve bütün bunların gölgesinde görünmez yaratıklar
böcek şöyle bir bakındı buraya da.
tanıdık birini göremedi.
yalnızlıktan korkmuş olacak ki hızla yürümeye devam etti.
belki de aradığı bir çıkıştı sadece.
yanına gidip yardımcı olmak istedim.
çünkü ben buydum.
ama o yoktu.

10 Temmuz 2012 Salı

top dünya



herşey olmaya ya da herşeye sahip olmaya çalışıyoruz ya diyorum ki keşke hiç olmayı denesek..

egosuz olup, herşeyi ben yaparım, herşeyi ben alırım hissiyatından kurtulabilsek..hiç olsak yahu.. nefes almak çünkü en büyük ihtiyacımız... onu alsak, canımızı kurtarsak sadece felaketlerde.. eşyalara bağımlı olamayacak kadar hiç olsak işte.. hiç bişeye sahip olmaya çalışmasak..hiçbir statüye gelmeye çalışmasak, sadece takılsak.. yeşilin keyfini sürsek..mavinin serinliğini hissetsek filan.. şimdi bunun üzerine "ama o zaman da şöle olurdu böle olurdu" diyebilecek bi ton insan tanıyorum. ulan bi rahatlık bi huzurluk ya! hep bişeyler olmaya çalıştık, çünkü herkes böyle yaşamış böyle görmüştü.. bi de hiçkimsenin hiçbişey dayatmadığı dünya olsaydı...çok saçma belki ama düşünmesinden bile zevk duyuyorum.öyle bi yerde yaşam sürdürdüğümü düşünüp mutlu oluyorum.. şimdi dağılın.

3 Temmuz 2012 Salı

düellog

kafam iyi.gitsem iyi olacak sanırım.
kontrollü bir geceyi tercih ediyosun?
hayır aslında kontrollü bir yaşamı seçiyorum, bu senin kontrollü yalnızlığına benziyor.
hala bana bişiler yazman sence de garip diil mi damla
haklısın, çelişiyorum herhalde, ama sen orda pencerenin önündeki çiçek gibisin,yalnızlığımda dokunup konuştuğum..ve bu bana iyi geliyor.
demin bahsettiğin kontrollü yaşama noldu o zaman?.şu an bile gecenin bi vakti aslında seninle geleyim der gibisin farkında diil misin?
hayır tabiki evime gidicem.saçmalıyosun!
cümledeki ünlem bile herşeyin farkında oysa.
of tamam, yarın görüşürüz iyi geceler.
sana da.