tıngırdasın

Loading...

hell*o

bişilerkaralamakbelkidebişileraklamakiçinburadayımbenhoşgeldimsizdehoşgeldiysenizbuyrunhoşgelmediysenizdağılınhüleynneişinizvarburda

28 Şubat 2010 Pazar

yalnızlığa ...

severken yalnız.
yalnızlığı severken yalnız.
yalnızlıkla sevişirken yalnız.
uyurken düşle,
uyanırken yalnız.
mutluyken yalnız.
yalnızken mutlu.
senleyken yalnız {ve mutlu},
sensizken yalnız {ve mutlu}.
terliyken yalnız
öperken yalnız
yalnızlığı öperken seninle
teninleyken yalnız..
gecenin koynunda yalnız
rüzgarın kucağında yalnız
iklim değişirken yalnız
pencereden bakarken yalnız
melekler soyunurken yalnız
içime işlerken yalnız
aklımdan çıkmazken yalnız
müzik dinlerken yalnız
yalnızlığı dinlerken yalnız
bir kuşun kanadında otururken yalnız
masal anlatırken yalnız
yalnızlığı anlatırken yalnız
yazarken yalnız
yaşarken yalnız
düşerken de düşlerken de yalnız..
ölürken yalnız
öldürürken yalnız..
yapayalnızlık....

24 Şubat 2010 Çarşamba

bana da yapılsın böle şarkılar..

özledim seni düştüm yollara..

sultanahmetcamii

ahh dün akşam sultanahmet camisindeydim.
ya hani bi akşam rengi vardır.geceye aşık tonlarında.koyu bi mavi demek yeterli olmıcak bu renge.o yüzden herkes istediği rengi hayal etmekte serbest.
caminin içinde değildim.ama mekanın içindeydim.sessizdi.gökyüzüne baktım uzun uzun.martılar parlıyordu.sesleri avluda yankılanıyordu.bunu yazmalıydım.belki o anda yazsam çok daha iyi anlayacaktınız.hatta belki biraz huzur bulacaktınız.ya lütfen bunu sizde yapın diyim o zaman ben.akşam hava kararırken gidin.karardığında da orda olun. mucize die bişi varsa o huzurdur.huzur diye bişi varsa o aşktır.neye kime duyulduğu önemli değil..bir mucizenin içinden geçtim..bir huzurun göğünde uçtum. bir aşkın tadına doyamadım.

(çok şey hissettim ordayken.çok doldum.çok da temizledi beni sessizlik.yok hayır bir camii olduğu için değil huzurum.böyle de olabilirdi elbet. sadece, o avluda istanbulun dışına, zamanın dışına, belki de gerisine çıkmış gibiydim.kalabalığı unutmuştum o anlarda.neyse uzatmak anlam katmaz.denemelisiniz.kaç kişi giderseniz gidin, teksiniz..büyülendim...yani bişi çıkıcak bu yazıdan die umduysanız yazık oldu.oraya dediğim zamanlarda giderseniz yazım amacına ulaşır.ve huzurumuz çoğalır.)

21 Şubat 2010 Pazar

Bu mektubu hiç yazmamış olmak isterdim..
Bir hiçin ortasında kendime yaşıyor süsü verip;sizleri kandırmayı hiç istemezdim. Hiç varolmamış bir kentte hiç varolmamış hiç varolmayacak bir düşadam yaptım. Bundan sizlere hiç sözedemedim. Edemezdim de inanın siz bunca gerçeğin en somut ,en acı haline tutunurken. Bense ne zaman sizin gerçeğinize tutunsam kırılıyor,parçacıkları ellerimi kanatıyor. İçinden akışkan bir sıvı sızıyor. Etimi çürütüyor. Gözlerimin önünde ellerim yok oluyor. Bedenim bir cüzzamın eşiğinde kıvranıyor. Beni,bir düşadam sever böyle zamanlarda..O ,bana dokunmaktan korkmayacak ellerimdi çünkü. Göremeyeceğiniz bir yere sakladım onu. Sizin onu kirletmenize, gerçekliğinizde onu diri diri gömmenize izin veremezdim. Sözcüklerinizin her biri havaya değdiğinde patlıyor bir bomba gibi. Kalbimde parçalananları anlatabilseydim belki beni affetmezdiniz hiç...
Dediğim gibi ,zaten bunu hiç yazmamış olmayı tercih ederdim...
Dudaklarım çatlıyor bazen .Derim yarılıyor. İçine bütün mutluluklarımı gizleyip, gülmeyi öğretiyorum kendime.
Düşadamı düşünürken düş ada'ma gidip,yorduğunuz şu minik bedenimle dinlenmeye çekiliyorum..
Beni ararsanız son zamanlarda ,zor zamanlarda olacağım ki bulmamanız için ayaklarıma taş bağlayıp , kendi sularımda yaşayacağım..
(Şuna inanın ki, mutlu olduğum an'a gideceğim...)

19 Şubat 2010 Cuma

tadım buruk değil..

ılık ılık, yumuşacık akardım içine.

kalbimi, sana uçarak gelmeyen kadına bağışlasam diyorum bazen.

sonra da benim kalbimin o kadında olması neyi değiştirir diye düşünüyorum.

benim kalbimle farklı bir tende olmanı ister miydim ki? dürüst olayım istemezdim.

farklı bir yüze dokunmanı..

ben niye böyle konuşuyorum ki..senin onu bunca sevmenin sebebi de onun sana bir türlü gelmeyişi olmasın?

bardak üzerine..

masada izi kalmış bi bardaksın..
kimi silmeye çalışıyor bu izi, kimi üzerini örtmeye..kimiyse masanın yerini değiştirmeye kalkışıyor..
ben bunlardan hiç birini yapmadığım halde neden benimle değilsin..?
seni izlerinle birlikte severken. neden bir başkasının dudaklarını hayal ederken yakalıyorum seni? o dudaklarda parçalanacağını bilerek hem de.. neden başka ellerin içinde olmak istiyorsun seni kıracaklarını bilerek?
olduğun yerde kalmanı; izinle, sıcağınla, soğuğunla,beklemişliğinle,durulmuşluğunla, bulanıklaşmışlığınla olduğun yerde, merkezimde olmanı istiyorum oysa..

yine mi çok şey istedim hayaletim..?

17 Şubat 2010 Çarşamba

içine bunca çekilmişken kum gibi...

derin yalnızlığında boğulayım..

kıyıya itme beni..
itmeye kıyma beni..

kuru dallar arasında sen gelirsin aklıma...(1)

yolculuk=eğer gideceğiniz yer cennetse mutluluk.

evet hayalimi gerçekleştirmiştim biraz da olsa.yolculuğumun en sevdiğim tarafı varış noktasıydı.kendime varıyordum.ve bu hiç yorucu değildi.
geceleri şarkılar söylerek bisiklete biniyordum.karanlık ve soğuk içimi ürpertiyordu boş sokaklarda.yine de kendime varıyordum.bu çok güzeldi işte.kimsecikler yoktu kedicikler dışında.ve her sarhoşluğumda bir kediyi öpüyordum. kedi benden hoşlanmıyor ya da kaçmak istiyor olsa da.biraz tuhaf gibi görünebilir ama öyle diil.kendine yolculuk eden bir insan bir kedinin duygularını o kadar da önemsemez:) kediyi öpmek ister ve öper.yıldızlardan küpe yapmak istiyorsa yapar,o yıldızı takımından ayırdığını düşünmez.ben de öyle yaptım.kendime varmak için yoluma çıkan her anı değerlendirdim ve kendime hediye ettim.uyandığımda cennette ve kendimdeydim.

herkese böylesine güsel yolculuklar dilerim.kalkışa hazır olduğunuz anı bekleyin ve o an kimse tutamasın sizi, size doğru gitmeye.ya da gitmek istediğiniz yer neresiyse..

16 Şubat 2010 Salı

bu kadar cimrileşmeyin severken..sevişirken..sınırlı sayıda üretildiklerini düşünmüyorum.biraz rahat olun.korkmayın kalmayacak diye.aşksa hep yeniler kendini.kendinden beslenir kendini türetir.hadi pamuk eller tene!!!

fasolyeeee!!! yaz akşamlarının enfes yemeği...

8 Şubat 2010 Pazartesi

7200 sn için yazılmıştır..

özgür bıraktım seni.7200 saniyenin tadına rağmen.bazen böyle olurmuş insan.bazen hiçbir yere sığdıramadığı kimseler olurmuş hayatında.sığmadıkça ufaltmak da gerekmezmiş ama..o yüzden olabildiğince büyük kal diye dokunmuyorum sana..o 7200 an, yanılsama da olsa, gerçek ya da rüya da olsa dokunmuyorum.seni o anlara da hapsetmiyorum çünkü hep güzeldin sen.yalana karışmadığın,sevdiklerine pamuk gibi dokunduğun için belki, vuramıyorum kafanı hızla geçen saate..saatin sesini değil de dalgaların sesini duymak için bırakıyorum seni sevdiğine.bugün bir hayaletin peşini bırakıyorum.saatimi durduruyorum.o an bir daha olsun diye beklemek fiilinin peşini de bırakıyorum.biliyorum ki gelmeyecek sarılabildiğimiz o an. varsın gelmesin.tanrı yine becerdi bir düşümü daha.onu affedemiyorum bugün..tanrıdan doğan düşlerim olucak o gün bana nurtopu gibi düşler vermezse o zaman biraz yanar içim.sen artık özgürsün.istediğin gezegende istediğin çiçeği oyna.ben yanına gelirim çocukluğumuzu uçurtma yapıp salarız gri bulutlara.bir oyun arkadaşı oluruz bakarsın..ben bana sığmazken seni bana sığdırmak anlamsız olmaya başladı.kendimi de seni de bıraktım uçan balonlar gibi ellerimden..7200 saniyeye rağmen.farklı duraklardan aynı trene binsek de aynı durakta sensiz kalmak kadar ağır olamaz heralde.
sen benim içimdeyken değil de kendinleyken güzelsin.yalnız kendine yakıştırıyorum seni.
seni hayatımdan ctrl x ile kesip, istediğin yalnızlığa istediğin boşluğa yapıştırıyorum.
7200 saniyeyi son kez öpüp rüyalarıma gömüyorum daha doğmadan.

5 Şubat 2010 Cuma

bazen bir sahil kasabasında ki adını biliyorsunuz artık, bu soğuk kış gününde deniz kenarında, denizin ıslatamadığı yere kadar inip, ikinci el daktilomla yazılar yazarken hayal ediyorum kendimi.dalgalar ve rüzgarın sesine renklerin harmanlandığı anları yaşamak ve bana yaşattıklarını o anda anlatabilmek..orda buluyorum kendimi..orda kaybediyorum kimi zamansa..içinde kaybolacak kadar güzel..kendini bulacak kadar da ferah..korkmuyorum orda kendimi kovalamacadan..bir oyun gibi geliyor.sahilde tek olsam..kimse ne yazdığımı görmese bikaç kara buluttan başka..cennet bana güneşli günleri çağrıştırmıyor hep.. böyle coşkulu dalgalarla oyunlar oynamak, koşmak, gözlerini kapatıp sadece dinlemek ve soğuğa rağmen o manzarada çakılı kalmak..ahh cennetim.evim..

?

içim sıkılıyo..
birileri kalbimin üstüne çıkmış dengede durmaya çalışıyo..heryer uçurum çünkü.
ya kalbimin çiğnenmesine izin vericem ya da düşmesi yine de kalbimin sonunu getiricek.
acaba bi an önce düşmeli mi..yoksa son demlerini de ona duyduğu heyecanla mı geçirmeli kalbim?

2.dünya ağıdı

bir ceketin olucak şu dünyada..yemek içmek vs. öğretilenler ve alıştırılanlar,yok yemezsen aç kalırsın dayatmaları,okumazsan aç kalırsınlar,hayata o kadar zor yükler yüklüyoruz ki..sonra bunları biz yüklememişiz gibi işin içinden çıkamaz hale geliyoruz. bıraksaydık ayaklarımızı yalın, derimiz kalınlaşsaydı..kendi gelişimimiz diğer canlıların soyunun tükenmesini de getiriyor.devam etmemeliydik buna..dünyanın düzeneğinde bencilleşen tüketen ve aslında tükenen olmamalıydık..

3 Şubat 2010 Çarşamba

dünya bir süpürge gibi..herkesi yutuyor..dünyanız beni de yutmaya çalıştı ama tutunduğum dünya o kadar sağlam ve o kadar iyi ki, beni dünyanıza teslim etmiyor..iyinin kötüyü yendiği sahnedeyim!

where is my hero? where is my mind?

beni bekle olmayan o yerde.
çerçevesiz bir dünyanın içinde.

bir uçurtma gibi takıldığımda bulutlara,
çık karşıma kurtar beni, kat dünyana.
sıcacık kollarında dinlendiğim ilk ve son durağım,
alabildiğine ayaz gecelerimin alabildiğine sıcak nefesi ol.
nefesim ol.
yalnızlığında yüzdüğüm..bu koca yalnızlıkta boğulmama izin verme..
olmayan o yerde bekle beni. o anda kalsın tadın.
bir gecemiz olsun.sabahı olan bir gece.
gün ışığından korkmayan aşklar doğuralım o bir gecede.
bırak da kokunu kokuma katayım.
isterse çoook uzakta olsun o an. bırak da yelkovan hızla yola devam etsin biz onu bir daha durdurana kadar..
dejavusuz anlarda buluşana kadar..


(istediğim aslında çok değil...)

1 Şubat 2010 Pazartesi

garrrkkkkkkkk

hergün binlerce sperm ölüyor..
seks spermlerin sağlığına zararlıdır, doğmamış çocuklar doğurur diye bir etiket olmalı her insanın üzerinde bence.

hergün birileri ölüyor.hergün diriliyor yenileri.fabrikasyon bebekler.etimizi yırtan tüketim.
neşesi çıkmış düzenin, çivisi batmış çocukları.
bacaklarını açmış istanbul, hergün bir bebeği aldırıyor rahminden.
güzel bir yüzün varsa göster bana..kimbilir kaç maske var ardında.

tanrı bir sanrı..


yalnızım..yalnızız.
2 bira bir de sigara aldım eve gelirken..yemek yemek diil de su gibi kana kana içmek istiyorum şu birayı.tam hayalimdeki gibiyim..koltukta gayet yer işgal edercesine oturmuşum.ayaklarımı sehpaya uzatmışım...ohhh...değmeyin yalnızlığıma.. aaa ama şunu sölemeliyim ki göbek denen şey kalmamışş..göbekli de olsaydım hayalim kusursuz olucaktı.sigaramı söndürüyorum ve yenisini yakıyorum.çok saçma bişi düşünüyorum.
madem herkes yalnız kalacaktı, neden sadece beni yaratmadın tanrıcıım. yani tüm bu insanlar da neyin nesi.sen ve ben gayet yalnız takılabilirdik. iki zıt karakter olarak. sen içme diyosun ben içmeye bayılıyorum.sen kafana göre takılma kurallarıma uy diyosun ben de bana ters abicim yaşamaya geldim ve kendi kuralsızlığımda diyorum..evet yalnız olacaktık madem keşke tek ben olsaydım.kurallarının da bir anlamı kalmayacağı için belki istifa ederdin bu işten hı?

alkolal alkolal alkolal alkolal alkolal

alkol kana karıştı..
kan beynime sıçradı..
başım dönerken biraz
ellerin hep yüzümde.
yüzüm yüzünde.
sessizdim.
ilk kez adım atılmış gibi topraklarıma.
ilk kez mutluyum bu kadar,senin kollarında..
aşka açtığın savaş.. yo galip gelemiceksin..
biraz yavaş..
sakince ellerimi bana geri ver..
yüzdüğüm deniz sensin ama ihtiyacım var varlığına dibe vurmamak için.
içinde yüzdürdüm ben gemilerimi..
içini bana ver..
yüzsün aşk da satırlarında..
ben gemimin dümenini sana vermiştim
al senin olsun yüreğim demiştim.
sessizdim tadına doyamazken dudaklarının.
duymadın belki bu yüzden.
kana karışırken alkol..
içimde tüten bu kor..
hayır galip gelemezsin
ellerini ver sessizce tenin yüzsün içimde
yok başka bir yol..