tıngırdasın

Loading...

hell*o

bişilerkaralamakbelkidebişileraklamakiçinburadayımbenhoşgeldimsizdehoşgeldiysenizbuyrunhoşgelmediysenizdağılınhüleynneişinizvarburda

16 Ekim 2012 Salı

ölürken safsatası

insanlar lana del rey dinlerken sevişmeli, lana del rey dinlerken ağır ağır ölmeli.
ölürken sazlıkların arasından koşup(ama bütün bunlar ağır çekimde) suya varırken,güneşli bir günü düşünmeli çocukluğuyla beraber. insan ölürken en saf halini düşünmeli çünkü. insan ölürken düşünmeye zamanı olmalı. inan bana yaşarken buna zamanı olmuyor. çünkü ağır ağır yaşamayı bilmiyoruz çoğumuz. işte şimdi o gecenin ardından-gecenin ayrıntılarını anlatacak değilim,buna vaktim de yok zaten-  ağır ağır ölüyorum.tam da istediğim gibi. arabanın teki hızla geçerken, içinden gözlerini göremediğim o adam beni tabancasıyla vurdu,tabancanın markasını göremedim,arabanın plakasını göremedim. lana del rey çalıyordu. o adam beni delicesine kıskanmış olmalıydı diye düşündüm içimden. yere yığılmam çok uzun sürmedi. boynumdan sızan kan beni ayıltmıştı sanki. çok içmiştim o gece. ağır ağır ölüyordum. lana del rey çalıyordu. ölmek dedikleri şeye anlam katmaya çalışıyordum hala. kendimi dans ederken düşündüm. bi çok kişi beni öyle görmüştür yani öyle dans ederken. ama biçok kişi, belki de en yakınlarım görmemiştir. buna şaşacaksınız ama şuan bunları düşünüyorum.insan ölümünde böyle şeyler düşünmemeli sanki. gerçi artık neyi çözebilirdim değil mi. dans et gitsin. ağır ağır azrailin karşısında dans ettim. benimle dans etmeye can attığına tanık oldum. bunları size anlatıyorum çünkü ciddiye alınmayacak kadar acemiler diğer taraftan gelen görüntüler.insanın dans etmeye ihtiyacı oluyor hatta şu an gerçekten hiç bilmediğim bir diskoda o kahredici ışıklarda belli belirsiz dans etmek isterdim.sonra annem aklıma geldi. ardından babam. sonra o. sonra tabancayı boynuma nişan alan o adam.  ben bir gelincik tarlasındaydım. peşimde biri vardı. davul çalarak geliyordu. komik gelecek ama eski ramazanlar geldi aklıma. gelincikleri yiyordum. kabus gibi gelecek ama ağır çekimde bile o kadar hızlı koşuyordum ki gelincikler ağzıma yapışıyordu.boynumdaki gelincikler ağlıyordu.
ağlamayın ölmüyorum.ölüm böyle olamaz zaten. boynum çok kanıyor  sadece. birisi görür şimdi beni. hastaneye giderim. muhtemelen bikaç güne bişeyim kalmaz. hem ölücek bile olsam, gerçekten iyiyim ben.bütün bu saçma şeyleri ölürken düşünüyor olamam di mi? 7, çantasını barda unuttu.gidip almalıyım.yastıkta saçlarım kaldı temizlemeliyim. spermli havlu kağıtlar barın klozetlerinin içinde. yavaş yaşayın be yaşayanlar. olabildiğince yavaş ölmek acısını unutturuyor insana.şimdi gitmeliyim.

1 yorum:

whisper