tıngırdasın

Loading...

hell*o

bişilerkaralamakbelkidebişileraklamakiçinburadayımbenhoşgeldimsizdehoşgeldiysenizbuyrunhoşgelmediysenizdağılınhüleynneişinizvarburda

11 Ağustos 2010 Çarşamba

sakın okumaaaaaa!!!

şimdi günün anlamsızlığı ve önemsizliğine dair bişiler yazıcam.
karşımda vantileytır,kulakta steve ray, vücutta ter..bir kaç sinek tacizi.
ramazan sıkıntısı.
kimse yiyip içmiyor gibi. inler ve cinlerin maçını izliyorum.
güneşten hiç bu kadar nefret etmemiştim. yaz yağmuru prensi nerde? kurtarsın beni bu sıcaktan. üstelik sigaram da yok! çarşı da benim küçük bacaklarıma göre uzakta.
arada kolları kaldırıp, koltuk altlarımı ferahlatmaya çalışıyorum. o da ne biraz göbek yapmış olduğumu farkediyorum. ben çok yer az konuşurum. aslında tam tersini yapsam şimdiye çoktan birini bulmuştum ve bitirmiştim. neee bu sıcaklarda sevgili mi? aman aman bi kere el ele tutuşacaksın. ellerin terlicek. vıcık vıcık bi ten. yok kuzum "yaz aşkı" takıntısı bulunanların ter bezlerinde sorun olmalı. aşk dediğin soğuk havalarda yaşanır.çiftler kış aylarında birbirlerini sıkı sıkı sarıp, ısıtırlar. ne ter vardır ne bişi.üstelik ısındıklarında birbirlerini soyarlarken, üstlerinde bir kaç kat kazak, tiiişööörttt olduundan soyma eylemi, bir gizemli maceraya dönecektir. heyecan soyunana kadar artacaktır. neyse soyunan çiftler sonra birbirlerine sıradanlaşacaktır. neyse konumuz bu mu peki. nooo:)
neyse kasaba terk edilmiş. herkes ramazan ayının gelmesiyle sanki bir salgın varmış gibi terk etmiş kasabayı. lakin şu da var bir iki gece önce içki masalarında oturanlar, ramazan gelince katılaşmışlar. aman bundan bana ne.
heh bi de biz hatunların sıkıntısı, bu iscak havalarda ped kullanmak! yahu artık şu kış günlerinin de değerini bilelim. sıcak yemekleri özledim. hayır yine yiyorum ama sabaha karşı 4te filan.
iyi ki de yazın çalışmamışım diyorum şimdi. hem ben gayet ağustos böceği ruhlu bi insanım yahu.. istanbula gidicem cuma günü. yol arkadaşım da hazır. oh misler gibi. ama eve bi tane van ti leytır almak yaşamanın şartlarından oldu. bi de bay vantileytıra bi tişört hediye ettik mi evde yalnızlııma da son. onunla konuşur, onunla gülerim. biraz dedikodu filan. arada onu rahat bırakırım. kış olunca da hiç yüzüne bakmam. ne çok saçmalayasım varmış. ama başından söledim. gün çok anlamsız ve önemsiz. gidip ayakkabıcı cihanın dükkanında serinlemek lazım.
o kadar anlamsız bi gün ki, gazetenin spor sayfasını bile okudum. fenerbahçeye bi adam geliyi pazartesi günü.bundan kime ne? neyse günün geri kalanının kendim adına anlamlı geçmesini ümit ediyorum :) beyin sulandı. nazdarovya my darling:)

1 yorum:

whisper